Türkiye’de pala ve molotofla karar vermek


 Yazılı, görsel, ve sosyal medyada en çok okunan, izlenen, paylaşılan ve yorum yapılan görüntüler hep en şiddet dolu olanları olmuştur. Bu beklendik olayın konuşulmayan sonuçlarından bahsetmek gerek.

Psikologlar Amos Tversky ve Daniel Kahneman’a göre insanlar olasılıksal kararlar verirken belli kısayolları kullanırlar ve bu kısayollar bazı hatalar yapmamıza neden olur. Örneğin, “erişilebilirlik kısayolları” (Availability Heuristics) kullanan insanlar kendilerine en fazla sunulan ve ya en dikkat çekici olayları en olasılıklı olarak yargılarlar. Bunun nedeni bu türden anıların o kişi için daha erişilebilir olmasıdır. Daha hızlı ve verimli karar almaya el verdiği için bu kısayollar rasyonel karar sürecinin önüne geçer.  Örneğin, uçak kazaları otomobil kazalarından çok daha az olasılıklıdır fakat medyada çok daha fazla ses getirir ve insanları çok daha fazla dehşete düşürürler. Bunun sonucunda da insanlar yanlış olarak uçak kazalarını en az otomobil kazaları kadar olasılıklı zannedebilirler. Bir kez daha tekrarlarsak bunun nedeni insanların hafızalarında yer etmiş uçak kazalarının daha fazla olmasıdır.

Birçok sosyal yanılsamanın da nedeni olarak benzeri kısayolları gösterebiliriz. Örneğin, birçok kez seküler kesimden insanlar tarafından Türkiye’de çarşaf giyen kadınların oranının %30’larda tahmin edildiğine şahit olmuşumdur. Konda’nın 2007 yılı Gündelik Yaşam araştırmasına göre ülke çapında çarşaf/peçe giyen kadınların oranı sadece %1.3. Bu tür bir yanılsamanın da seküler kesim tarafından çarşaf giyen kadınların birer “öcü” olarak kısayola alınmasından oluştuğunu söyleyebiliriz.

Gezi olayları sırasında da her iki taraf da birbirlerini belli suçları işlemekle itham ettiler. AKP ve taraftarları Gezi protestocularını “vandalizmle” suçlarken bu savlarını molotof kokteyli atan protestocuların görüntüsüyle desteklemişlerdi. Son dönemde protestoculardan “palalı saldırganlar” söylemi medyada geniş yer bulan ve bir saldırganın yoldan geçenlere rastgele pala salladığı görüntülerle desteklendi.

Kabul etmek gerekir ki ne protestocuların çoğunluğu etrafı ateşe vermekten hoşlanan vandallar ne de AKP taraftarlarının tamamı gözü dönmüş palalı saldırganlar. İki tarafın da bu türden bir yanılsamaya düşmesinin temel nedeni anlatmaya çalıştığım kısayollar. Bir başka deyişle hükümet yandaşlarından sadece birini palayla insanlara saldırırken görmenin tüm bir toplumsal kesimi gözü dönmüş caniler olarak yaftalamaya yetmesinin nedeni o görüntünün gerçek anlamda yarattığı dehşet. Karşı tarafta da tek bir fotoğrafa dayanarak başbakan Erdoğan’ın tüm Gezi protestocularını “camide içki içen hayasızlar” olarak yaftalamadaki başarısı da Müslüman kesim için konunun hassasiyetinin rasyonel karar vermenin önüne geçmesinden ileri gelmekte.

İçinde şiddet barındıran veya hassas meseleleri ilgilendiren görsellerin toplumun genelinde ne kadar merak uyandırdığı ve bazen de infiale yol açtığı hepimizin malumu. Bu görsellerin rasyonel karar verme mekanizmamızı ele geçirmesini engellemek elimizde. Her ne olursa olsun belli yargılara varırken örneklerin tüm bir toplumsal grubu temsil etmediğini görmek ve karara varırken yavaşlamak tansiyonun arttığı, fay hatlarının belirginleştiği günlerde hayati önem taşıyor. 


Münir Güneş Kutlu

[ 0 yorum ]

Yorum Gönder