Birbirimizi anlayamamak artık çok daha kolay




Gezi parkı olayları Mayıs ayından beri televizyonlardan değil sosyal medya araçlarından takip ediliyor. Bunun başlıca sebebi halkın ana akım medya kuruluşlarının tarafsızlıklarından ciddi şekilde şüphe etmesi oldu. Sonuçta NTV, Haber Türk, CNN Türk gibi haber kanalları ciddi şekilde boykot ve protesto edildi. Protestocuların bu tepkisi pek de haksız sayılmazdı. Özellikle 29 Mayıs -1 Haziran arası Gezi protestolarının çığ gibi büyümeye başladığı o günlerde hemen hiçbir yazılı ve görsel medya organı durumu ekranlarına ve sayfalarına taşıma becerisi(!) gösterememişti. Yazının başında da belirttiğim gibi bu durumun en bariz sonucu halkın konuyla ilgili artık hemen her haber ihtiyacını facebook ve twitter üzerinden gidermeye başlaması oldu. Bu yolda maalesef hiç sorunsuz değildi. Bu tür sitelerde dolasan haberlerde hiçbir kaynak ve tarih belirtilmemesi ciddi boyutlara ulaşan yanlış bilgilendirmeyi berberinde getirdi, “dezenformasyon” kelimesinin günlük dilimize girmesine neden oldu.   

İnsanların ülke ile ilgili bu kadar kritik haberleri ulusal gazete ve televizyonlardan değil de sosyal medyadan almaya başlamasının dezenformasyon dışında başka büyük bir sonucu da insanların tek tip haber ve yorumlara maruz kalması oldu. Süreç içerisinde ne kadar eleştirilseler dahi ana akım medyanın farklı tarafları bir araya getirme, alternatif sesleri kamuoyu önüne çıkarma gibi bir “görevi” sadece kısmen de olsa yerine getirdiklerini söylemeliyiz. Bu görevlerini layıkıyla yerine getirmediklerini düşünsek bile şunu görmeliyiz ki insanların çoğu zaman sadece kendi gibi düşünen arkadaş listelerinin hemen tamamen kendi düşüncelerini destekleyecek paylaşımlarından ulaşabilecekleri alternatif yorum da sınırlıdır.

Bu noktada sorulması gereken soru şu: ana akım medyanın dahli olmadan ülke çapında bir tartışma ve diyalog ortamına ulaşmak mümkün mü? Örneğin, 16 Haziran İstanbul AKP mitingine katılmış hiç kimse karşı tarafın ne düşündüğünden haberdar mıdır? Ya da sosyal medyada karşılaşacakları cılız bir alternatif yorum belki de 10 senedir sadık bir şekilde oy verdikleri ve muhafazakar hayat şekillerini korumaya söz vermiş başbakanlarının “3-5 çapulcu” söylemini değiştirmeye yetecek midir?  Başbakanın çok daha ciddi sosyal kamplaşmaya götürecek “camide bira içildi” gibi iddialarına facebook üzerinden etkili bir yanıt vermek mümkün müdür? Kanaatim şu anki formunda sosyal medya buna izin vermemektedir.

Peki, facebook ve twitteri kullanarak ülke geneline yayılmış bir diyaloğa nasıl ulaşabiliriz? Burada sosyal medyanın yapısı itibariyle halkın aracısız olarak katılabileceği bir tartışma zeminine en uygun araç olduğunu düşündüğümü belirtmek isterim.  Ancak, böyle bir sürecin önündeki en büyük engel de yine sosyal medya kültürümüz ve alışkanlıklarımızd. İki tarafın da bu tür sosyal araçları daha çok karşı tarafa saldırmak için kullandığını görmemiz gerekir. Böyle bir aracı silah olarak kullanırken muhaliflerin neden her gün polis copuna ve gazına direndiğini, dayak yemek, gözaltına alınmak korkusuna aldırmadan her gün binlerce kişinin malum meydanda neden toplandığını, Ethem Sarısülük’ün neden öldüğünü nasıl anlatabiliriz?

               Pratik çözüm: karşı tarafı destekleyen tanıdıklarınız varsa konu hakkında ne düşündüklerini sorun. Bu sonuca nasıl vardıklarını önyargısız dinlemeye çalısın. Karşı tarafın düşüncellerini ciddiye aldığınızı gösterin. Diyalogu geliştirin ve yayın!

   Münir Güneş Kutlu


[ 0 yorum ]

Yorum Gönder